23 Temmuz 2011 Cumartesi

Sıcak hava ve ısı çarpması...

Havalar ısınsa, yaz gelse, denize gitsek... Geldi işte, ama çok az azınlık bütün bu yazı ve sıcakları deniz kenarında geçirebiliyor. Bütün çevresel faktörlere bağlı rahatsızlıklarda olduğu üzere yine çocuklar ve yaşlılar sıcaklardan daha fazla etkileniyor.

Kendimi her zaman çocuk doktoru gibi görmüşümdür. Derdini anlatamaz, anne veya babasının verdiği bilgi ile tanı koymaya çalışırsın, korkar, müdahale etmek için ikna etmen gerekir falan filan.... :) Bu da demek oluyor ki bızdıklar (bu ve sonraki yazılarda pet hayvanları ifade eder) fizyolojileri ve cüsseleri ile çocuklar kadar hassaslar.

Bızdıklar bizden farklı olarak terlemezler. Az sayıda ter bezleri vardır ve vücut ısısını dengede tutmak için hızlı  nefes alıp verirler. Bu biz insanlara göre sıcaktan daha fazla etkilenmelerine sebep olur. Özellikle evde bakılan uzun tüylü çinçila, iran, ankara gibi kediler pekinez gibi köpekler  ile brahiosefalik (basık burunlu) boxer, pug gibi köpekler normalden daha fazla sıcaktan etkilenirler.


Evde bakılanın altını çizmek istiyorum. Çünkü sokakta yaşayan bızdıklar en azından daha serin bölgelere gitmek, kendisine su kaynağı aramak gibi bir şansa sahip. Oysa evde bakılan bızdıklar bizim koyduğumuz kadar suya ve bizim müsaade ettiğimiz oranda hareketliliğe sahipler. Kliniğimize gelen ısı çarpması vakalarının çoğunda, kediler ve köpekler belli sebeplerle havasız sıcak ortamlarda (kapalı balkonlar, camsız küçük odalar, gölgede ama sıcak arabaların içinde) bırakılmışlardı.

Isı çarpmasında, vücut ısısını düşürmekle görevli sistemler (hızlı soluk alıp verme vs) görevini yerine getiremez ve vücut ısısı normalin (38,5 - 39 C) üzerine (39 C ve üzeri) çıkar.

Görülebilecek belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

- Hızlı nefes alıp verme
- Morarmış bir dil
- Kızarmış veya renksiz dişetleri
- Ağızdan akan salya
- Güçsüzlük
- Depresyon
- Kusma
- İshal
- Şok   
- Koma 

Peki, böyle bir vaka ile karşılaştığımızda ne yapmalıyız? 

İlk olarak bütün acil vakalarda olması gerektiği gibi sakin olmalıyız. Hemen Veteriner Hekimimizi yoksa en yakındaki veteriner kliniğini arayarak bızdığın durumunu anlatmalıyız. Bu Veteriner Hekimin klinikte hazırlık yapması için zaman kazanmasını ve o an aklımıza gelmeyen acil müdahale bilgisini bize iletmesinde faydalı olacaktır.

Bızdığı hemen sıcak bölgeden alıp daha serin ve hava sirkülasyonunun olduğu bir alana almalıyız. Hafif ılık su ile özellikle baş bölgesi ve vücudun diğer kısımlarını ıslatmalıyız. ASLA soğuk su ile yıkayarak aniden vücut ısısını düşürmemeliyiz. Bu başka acil ve kronik rahatsızlıklara sebep olabilir. Kesinlikle zorla sıvı içirmeye çalışmamalıyız, bu akciğerlere sıvı kaçmasına ve ölüme kadar gidebilecek komplikasyonlara sebep olabilir.

Bir vantilatör ile bızdığın çevresinde bir hava akımı oluşturmakta fayda vardır. Soluk alıp verme ile ilgili sorunu olan bızdıkların temiz havaya çıkarılması, yanında sigara içilmemesi de doğru olacaktır.

İlk müdahalemizi sakin bir şekilde yaptıktan sonra, bızdığın genel durumunda bir düzelme olsa bile kesinlikle veteriner kliniğine götürmeliyiz.

Klinikte yapılacaklar arasında serum tedavisi, oluşabilecek beyin ve vücut ödemleri için diüretikler (çiş yaptırıcılar), şok vakaları için kortizonlar, solunum desteği için oksijen terapisi, uzun süren dehidrasyona bağlı böbrek sorunları için destek ve benzeri uygulamalar yapılmalıdır.

Unutmamak gerekir ki, bir hastalığı geçiren bir bızdıkta aynı hastalığın tekrarlanması çok daha kolaydır. O yüzden bu konu ile ilgili önlemler alınmalı, klima dahil bazı çözümlere gidilmelidir. Evin havalanması sağlanmalı, her zaman taze suya ulaşılabilmeli, çok kısa bir süre için bile gölgede dahi olsa araç içinde bızdık bırakılmamalıdır.

Özellikle kilolu, uzun tüylü, basık burunlu, kalp hastası, yaşlı ve solunum rahatsızlığı olan bızdıkların daha hassas olduğu unutulmamalıdır.

Sonsöz olarakta, sokaklarda yaşayan bızdıklar için evimizin, iş yerimizin önüne bir kap su koymayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Modern hayat ne yazık ki doğal yaşam alanlarını bozmakta ve sokaktaki bızdıklar hayatın kaynağı olan suya ulaşmakta zorlanmaktalar...

Görüşmek üzere...

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Bızdıklar adına teşekkür eder, devamını dilerim.

Uğur Tamer Arıcan.

Adsız dedi ki...

Bızdıklarımıza daha sağlıklı bir yaşam sunmamızda bize yardımcı olduğunuz için teşekkürler...